10 Haziran 2010 Perşembe

Kupaya 1 Kala



Dünya Kupası heyecanının başlamasına bir gün kaldı. Anketlerimizi de başlattık. Gruplardan kim birinci çıkar tahminlerinizi belirtmeyi unutmayın. Kupanın açılış töreni ardından yarın saat TSİ ile 17:00'de Johannesburg'da Meksika ile ev sahibi Güney Afrika karşılaşacak. Bu maçın ardından yine TSİ ile 21:30'da Fransa ile Uruguay A grubunun diğer açılış maçı için Cape Town'da kozlarını paylaşacaklar.

Ev sahibi Güney Afrika turnuva başlamadan hemen önce yaptığı üç maçı da kazandı, hatta Guatemala'yı beşledi. Rakibi Meksika da 3 hazırlık maçı yapıt, bir yenilgi aldı ve İtalya'yı bir hafta önce oynanan maçta 2-1 ile geçti. her iki takımın da kadrolarında iyi oyuncular olduğunu söylemek gerek. Güney Afrika daha hücum gücünü ön plana çıkaran, agresif ve fiziğe dayalı bir oyun şablonuyla mücadele verecek gibi görünüyor. Shaun Bartlett ve deneyimli oyuncu Benni Mc Carthney hücumdaki en güçlü oyuncuları gibi gözüküyor. Ama her turnuvada olduğu gibi ev sahiplerinin ilk maçlarda tökezleme ihtimalleri onlar için de geçerli.



Meksika'nın turnuva başlamadan önceki formu da aslında beklenenden yüksekti. Bugüne kadar iki kez Dünya Kupasına ev sahipliği yapan matadorlar, turnuvaya 13. kez katılıyor. Hem sonuca giden hızlı ayaklara, hem de Güney Afrika'ya göre daha derli toplu bir savunmaya sahip. Kadrosunda bir adet de Cuauhtemoc Blanco var! 38 yaşındaki golcü oyuncu, turnuvanın en veteranlarından biri. Ama kilit adamları yine Marquez ve Torrado. Kalecileri Ochoa'yı da göz ardı etmemek gerek. Günün ikinci maçının taraflarının turnuva öncesi durumları daha kötüydü.



Latin Amerika Eleme Grubunu Ekvador'dan bir puan fazla alarak beşinci bitiren Uruguay, eleme maçlarında iki galibiyet ve bir beraberlik aldı, turnuva öncesi elemelere göre nisbeten derli toplu bir görüntü çizdi. 1930 ve 1950'de iki kez kupayı müzesine götüren ekibin bugünkü kadrosunda pek bir şampiyonluk ışıltısı görmek mümkün değil. Ama iyi oyuncuları olduğunu da unutmamak gerek. Forvette Suarez-Forlan ikilisinin iyi işler yapacağını öngörmek mümkün. Patlak gözlü abimiz Lugano'nun da savunmada nasıl bir performans göstereceğini turnuva ilerledikçe göreceğiz.



Gelelim Fransa'ya. 1998 yılında turnuvanın ev sahibiyken kupayı kaldıran Maviler (Les Bleus) şaşırtıcı bir şekilde, turnuva öncesinde otoritelerce grubun mental olarak en zayıf takımı olarak gösteriliyor. Teknik direktör Raymond Domenech'in akılalmaz oyuncu tercihleri ve 4-3-3'ünden vazgeçmeyip oyun şablonuna göre kadro oluşturmak yerine, uymayan oyuncuları kadrodan çıkarma yoluna gitmesi Fransa'da kupa öncesi oldukça yaygara kopardı. Son hazrlık maçında Çin'e 1-0 yenilen fransızlar, hali hazırda A grubunun en güçlü kadrosuna sahip. "Zidane ve saz arkadaşları"nın bir jenerasyon önce yaptıklarını tekrar etmek isteyen mavilerde öne çıkan bir isim telaffuz edemeyeceğim, çünkü tüm oyuncular dünyaca biliniyor. Lass Diarra'nın turnuva öncesi sakatlığının, orta sahada tüm yükü Toulalan'a yükleyeceğini not etmeden geçmemek gerek. Elindeki forvetlerin çoğunun belki de son kez Dünya Kupası'nda mücadele edecek olması dolayısıyla(Henry, Anelka..) biraz daha genç bir ya da iki forvet bu turnuva için tercih edilip, yeteneklerini gösterme imkanı bir maç için de olsa verilebilir miydi bu da sorgulanması gereken bir diğer olgu.



Monsieur'lerin bu kötü tabloya rağmen turnuvalarda kapalı kutu olduğunu söylemek gerek. Favori gittikleri 2002 Japonya'da ilk turda elenenler ve 2006'da İtalya'ya finalde yenilenler aynı formayı giyiyorlardı dersek, bu turnuvada erken konuşmanın onlar için ne kadar yanlış olduğunu sanırım özetlemiş oluruz. Sözün kısası, perde yarın açılıyor. 4 yıllık bekleyişe değecek bir turnuva izlemeyi en az sizin kadar temenni ederek, herkese iyi seyirler diliyoruz. Yarın analizlere devam.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder