Düzenlenecek turnuvada ilk olarak yapısal değişiklikler dikkat çekiyor. Daha önce 16 takımla yapılan turnuva ilk kez 2016’dan itibaren 24 takımın katılımıyla düzenlenecek. 4’er takımlı 6 gruba ayrılacak olan ülkeler arasında grup maçları sonunda ilk iki sırayı alan ve en iyi dört üçüncü çeyrek finale yükselecek. Üç hafta süren turnuva 2016′dan itibaren bir hafta uzayacak. Ev sahibi ekip EURO 2016′ya doğrudan katılırken, diğer 23 ekip, Ağustos 2014 ila Kasım 2015 tarihleri arasında oynanacak grup eleme karşılaşmaları sonrası belirlenecek.
Gelelim adayların ne durumda olduğuna. Turnuvaya adaylığını koyan ülkeler arasından seçilen üçü, İtalya, Fransa ve Türkiye için bekleyiş heyecanlı bir hal aldı. Yaklaşık bir hafta önce açıklanan raporlarda Türkiye'nin projesinin otoritelerce beğenildiği çıkarımı yapılmıştı ki bu çok önemli bir göstergeydi.

Turnuvayı düzenlemeye aday üç ülkeden şansı en az gözüken İtalya gibi duruyor. Toplamda 700 milyon euro'ya yakın bir meblağı projeye ayıran İtalyanlari turnuva için 3 stadı yenileyecek, Torino, cagliari ve Palermo'da da birer tane inşaa edecek. 1990 yılında dünya Kupası'na ev sahipliği yapan ülkede stadyumların eskiliği ciddi bir sıkıntı zira, bu turnuvadan beri 20 yılda pek bir revizyona uğradıklarını söylemek güç.

Fransızlar, daha önce kendi evlerinde Dünya Kupası'nı kaldırmışlardı, şimdi aynı başarıyı Avrupa Kupası'nı Stade de France'da kaldırarak tekrar etmeyi istiyorlar. 1,7 milyar euro gibi akılalmaz bir sermayeyi proje için ayıran Fransızların daha önce düzenledikleri 1960 ve 1984 Avrupa Şampiyonaları en önemli referansları. UEFA'nın teknik patronu Michel Platini'nin desteği ve tabir-i caizse lobisiyle desteği arkalarına aldıklarını söylemek mümkün elbette. Halihazırda üç aday içerisinde en iyi ulaşım, altyapı ve hizmet sektörüne sahip ülkenin Fransa olması da şanslarını bir kat daha artırıyor. Karşılaşmaların, ice, Marsilya, Toulouse, Bordeaux, Saint-Etienne, Lyon, Lille, Lens, Strasbourg, Nancy ve tabi ki Paris'te yapılması öngörülüyor.

Gelelim ülkemize. Türkiye'nin elini güçlendiren en önemli olgu 920 milyon olatı bulan yatırım planının tamamının devlet teminatı altında olması. Böylesi bir garantiyi diğer iki ülke vermiyor. İstanbul'dan Olimpiyat, inşası devam eden Türk Telekom Arena'nın yanı sıra Kayseri Kadir Has Stadı ve Ankara, İzmir, Bursa, Konya, Eskişehir ve Antalya’da 6 yeni stadyum inşaası projede öngörülüyor. Şunu da belirtelim ki, Türkiye şampiyonaya daha önce iki kez aday olmuştu. Hali hazırda en büyük engel, havayolu trafiği ve gelecek konukları şehirlerde ağırlayacak otel kapasitesinin bazı şehirlerde çok düşük olması. Avantajımız ise, iş gücü olarak organizasyonu asiste edecek müthiş güce sahip olmamız ve Türkiye'deki müthiş futbol sevgisi gibi gözüküyor.
Analizler ışığında, raporlarda şampiyonaya göz kırpan iki ülkenin Fransa ve türkiye olduğunu söylemek gerek. Yarın kutlamalar mı yoksa hüsran mı televizyon ekranlarını kaplayacak şimdilik bişey diyemiyoruz, ama dileğimiz Polonya ve Ukrayna'dan sonra, daha önce turnuva düzenlememiş olan ülkemizin e bu turnuvayı düzenleme hakkını elde edebilmesi.























