E grubunun ilk karşılaşması 19 maçtır yenilmeyen ve Robben'den sakatlığı nedeniyle grup maçlarında faydalanamayacak Hollanda ile Danimarka arasındaydı.İlk yarıda maçın favorisi Hollanda karşısında direnmeye çalışan bir Danimarka vardı.Amaçları rakibin yıldız oyunuclarına fırsat vermemekti.Gündüz maçı olması sebebiyle oldukça sıcak olan havanın yanına bir de yüksek rakım eklenince tempo oldukça düştü.Zaten bu yükseklik farklı öyle bir hal aldı ki statların rakım değerleri, kadrolar kadar önemli bir hale geldi.İlk yarıyı beraberlikle bitiren Danimarka'nın direnişi alkışı hak etse de kazanma adına hiçbir şey yapmamaları oyun zevkini düşürdü.
İkinci yarı henüz başlamışken S.Poulsen'in ters kafa vuruşu arkadaşı Agger'in de sırtına çarparak kaleye girmesi Danimarka adına herşeyin bittiği an oldu.Morali bozulan ekip,kontrolü tamamen Hollanda'ya bıraktı.Portakallarda Sneijder uzaktan gol bulmaya yeminli gibi fırsatı yakaladıkça şut çekiyor hatta abartıp 35-40 metre mesafeli frikikler de bile doğrudan kaleyi deniyordu.Bunun yanında orta sahayı mükemmele yakın yönetiyordu.Oyuna renk gelmesi için Hollanda'da Elia'nın oyuna girmesini beklememiz gerekti.Neticede Dünya Kupası finalleri oynanıyor.Herkes bol gollü,mücadelesi yüksek karşılaşmalar bekliyor.Elia da işte tam bu ihtiyaca cevap verdi.Sol kanatta öyle bindirmeler,öyle çalımlar attı ki 'oh be sonunda maç izliyoruz'dedirtti.Kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda şutu direkten dönünce golü atmak Kuyt'a kaldı ama oynadığı oyunla büyük bir alkışı hak etti genç yıldız.
Japonya-Kamerun
Eğer karşılaşmalarda bir tarafta Afrika takımı varsa beklentileriniz fizik gücü yüksek,olabildiğince tempolu oynamaya çalışan bir takım olur.Maalesef bu karşılaşma beklentilerin çok altında kaldı.Japonya imkanları kısıtlı oyuncularıyla elinden geldiğince rakibini kontrol altında tutup,Honda gibi yetenekli oyuncularıyla da aradı.Ancak gönül isterdi ki karşılıklı ataklar olsun,Eto'o,Webo,Makoun gibi yıldızlarla çoşalım.Ama olmadı.Bunun en büyük sebebi şüphesiz Kamerun'un takım kimliğinden uzak olan oyunuydu.İlk yarıda oyun adına izlenebilecek tek şey Assou-Ekotto'nun şahane performansıydı.
İkinci yarı da aynı şekilde devam etti.Japonya'nın Dünya Kupası'na formsuz geldiğini biliyorduk ama sanırım Kamerun'dan çok şey bekledik.Eto'o ileride tek başına bir şeyler yapmaya çalışsa da pek etkili gözükmedi.Gol olması için yalvarır bir haldeyken imdadımıza Japon yıldız Honda çıktı ve arka direkte bulunduğu uygun pozisyonda topu ağlarla buluşturarak takımını öne geçirdi.Yoğun vuvuzela sesleri altında,iki etkili pas göremeden maç bitti...
E grubunun merakla beklenen karşılaşması İtalya ile Paraguay aradında oynandı.2010 yılında maç kazanamamış İtalya,yaşlı kadrosu sebebiyle çok eleştirilmişti.Buna Pirlo'nun sakatlığı da eklenince 2006 Dünya Kupası Şampiyonu favori takımlar arasındaki yerini kaybetti.Futbol böyle bir spor işte.Bir önceki kupa sahibinin bir sonraki kupada adı bile geçmiyor.Böyle olunca da La Gazette dello Sport maçtan önce 2006'yı hatırlatarak 'Şampiyon biziz,unutmayın' tadında bir başlıkla çıktı.Karşılaşmaya iki takım da kontrollü başladı.Zaten bu turnuvada alıştığımız üç şeyden biri oldu bu(Vuvuzela,kontrollü oyun,az gol).Paraguay'ın yaşlı defansının İtalyan forvetleri karşısında ne yapacağı merak konusuydu.Ancak oyun çoğunlukla orta sahada kilitleniyordu.Gelelim gole.Bu turnuvada ilginç gollere de şahit olmuyor değiliz.Kim derdi ki savunmasıyla ünlü İtalya duran toptan gol yer?Gelen ortaya müthiş yükselip kafayı vuran Alcaraz,Paraguay'ın ilk yarıyı önde bitirmesini sağladı.
İkinci yarı yağışın artmasıyla temponun daha da düşeceği beklenirken Lippi'nin oyuncu değişiklikleri maça damgasını vurdu.Camronesi'nin oyuna girmesiyle orta sahada bir anda üstünlük sağlayan Gök Mavililer,oyunun hakimiyetini ellerine geçirdiler.Tabii burada en büyük alkışı maçın başından beri oynadığı oyunla De Rossi ve Pepe hak etti.Nitekim De Rossi güzel oyununu bir de golle süsledi.Karşılaşmanın berabere bitmesi hem gruptaki dengeleri bir anda değiştirirken İtalya'nın Paraguay'ı yenememesi büyük eleştirileri de berabere getirdi.İtalya'nın yeni bir yapılanmaya ihtiyacı olduğu,yaşlı kadrosunun yerine genç yetenekleri dahil etmesi bir gerçek ancak yaşlı oyuncuların sahaya girince de nasıl mücadele ettiklerini görünce,bir önceki şampiyonun çok da kötü oynamadığını söyleyebiliriz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder