
Sezon başında Ac Milan'ın başına geçen Leonardo, dün akşam oynadıkları ve 3-0 kazandıkları Juventus karşılaşmasından önce, kulüpteki görevini bırakacağını açıklamıştı. Ancelotti'nin 2009 yazında Chelsea'ye geçişinden sonra kulübün kapısından bu kez futbolcu değil, teknik direktör olarak giren Leonardo'ya basının yaklaşımı hep şüpheliydi. Milan yönetiminin bu pozisyon için çok daha tecrübeli ve yetenekli isimlerle çalışması gerektiğini sölyüyorlardı ki, bu sezon ortasında yaşanan gelişmeler onları haklı çıkarmış gibiydi.
Hiç şüphesiz ki Berlusconi de bu -eski futbolcum, yeni teknik direktörüm- akımını başlatan Barcelona ve Pep Guardiola beraberliğinden ve onun müthiş başarılarından etkilenmişti. Her ne kadar ikinci tur mücadelesinde Man Utd'la eşleşmenin zorluğunu bir bahane gibi görsek de Leonardo'ya yöneltilen eleştirelin dozunu yükselten Milano'daki 3-2'lik yenilgi ve Şampiyonlar Ligi'ne veda edilmesiydi.
Ligde bu sezon 8 mağlubiyet alan kırmızı-siyahlıların karnesine baktığımızda, Nisan ayında oynadığı 4 maçta kaybettiği 8 puanın, ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Leonardo, puan kayıplarının önüne bir türlü geçemediği için gitgide taraftarın gözünde de kredisini kaybetti.
Leonardo'nun ayrılacağını açıklamasından sonra gözlerin çevrildiği isim, bir başka Milan efsanesi: Marco Van Basten. Leonardo'nun düştüğü durumdan mıdır, gerçekten tecrübelerinin yetersiz olduğuna inandığından mı bilinmez ama Van Basten şimdilik dedikoduları reddeder bir görüntü çiziyor. Yazın bir sürpriz olur da bu teklifi değerlendirir mi, onu şimdilik kestiremiyoruz.