Geçtiğimiz sezon son dakikada kaçan şampiyonluğun ardından değişime teknik direktörle başlayan Fenerbahçe, 12. haftasını geride bıraktığımız ligde 21 puanla 5. sırada. Şimdiye kadar 30 kez rakip fileleri havalandıran kanaryaların ligdeki en skorer takım olmasına rağmen bu kadar kötü bir grafik çizmesinde kuşkusuz 12 haftada ağlarında 16 gol görmesi etkili oldu. Güven vermeyen Bilica'nın yerine Aykut Kocaman'ın Yobo transferi pek aşıyı tutturmuş görünmüyor şimdilik. Yine de üç büyükler içerisinde kağıt üzerinde en kaliteli stoperlere sahipler, ki her ne kadar bu sezon da sakatlıklardan başını kaldıramasa da Gökhan Gönül bu takımda önemli boşlukları farketmeden ve farkettirmeden dolduruyor.
Son maçta aldığı 2-1'lik mağlubiyet onlar için ufak çaplı bir kırılma noktası, zira kupa maçında da iyi bir görüntü sergilemeyen kadroda Emre'nin sakatlanması orta sahada düzeni bozdu. Son maçta Alex'in bireysel oyununa göre şekillenen maçın gidişatı biraz da geçen yıl bu konuda çekilen sıkıntıyı hatırlattı. Stoch ve Dia gibi çabuk ayakları yeterince iyi değerlendiremeyen Aykut Hoca, göreve geldiği günden beri yıldızının barışmadığı Alex'i istemeden de olsa kilit şekilde görevlendirmiş oluyor. Ki bahsettiğimiz Alex, dün akşamki maçta liglerdeki gol sayısını 100'e çıkardı! Kocaman'ın yapması gereken, sezon başında değerlendirdiği Okan örneği gibi Fenerbahçe'nin genç ayaklarını Saracoğlu çimlerine mümkün olduğunca çok basmasını sağlaması. Bugün takımda karşılaştığı futbolcu profilinin dominantlığını kırmasının tek yolu bu çünkü. Dikkat etmesi gereken, sezona flaş giriş yapan İstanbul B.B. ve Karabükspor ile yapacağı maçlardan en az bir galibiyet çıkarmayı bilmek. Aksi takdirde, işler onun için tam tersine dönebilir.
Cimbom için söylenecek tek şey var, kayıp bir sene yaşıyorlar. Takımın teknik direktöründen oyuncusuna, başkanından eski tercümanına, herkes bu yıl bulundukları konumdan rahatsız ama kabullenmiş görünüyor. Sarı-Kırmızılılar son maçta aldıkları 2-0'lık mağlubiyetten sonra zaten çoktan kaçmış olan şampiyonluğun ardından eğer toparlanamazlarsa, seneye Avrupa Ligi macerasından da uzaklaşacak kadar kötü bir noktaya geldiler. 12 haftada 6 mağlubiyetleri var, her iki maçtan birinde sahadan yenik ayrıldılar ve yeni teknik direktörleri Hagi'nin yönetiminde son üç maçta yalnızca 1 gol atabildiler.
Hagi'nin takımın başına geçme kararı, klübün aslında bir kriz yönetimi yapma hamlesiydi. Ancak Hagi, bir kaç beraberlikle ya da mağlubiyetle bu seriyi devam ettirirse, krizin öznesinin başta les Adnans olmak üzere mevcut yönetime dönüşeceği de yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Camiada çıkan en ufak homurtuyu susturmak için "Aslantepe Türk Telekom Arena" emziğini kullanan yönetimi Ocak ayında stad açıldıktan sonra bugüne göre çok daha sıkıntılı günler bekliyor. Zira taraftar desteği konusunda hiç olmadıkları kadar dipteler ve işlerin yolunda gitmesi için yapacakları pek de hamle kalmadı. Hagi, bu krizi doğru yönetebilirse, Galatasaray bulunduğu berbat durumdan kurtulabilir. Lige verilecek araya kadar 5 maç yapacaklar, Kayseri ve Beşiktaş maç yapacakları takımlardan ikisi.. Zor ama imkansız denmeyecek bir seriyle 3 galibiyet alabilirse kırılmayı gerçekleştirip layık olduğu üst sıralara tekrar yönelebilir.
Gelelim Kartal cephesine. Tartışmasız sezonun en iyi kadrosunu kuran ve başına da kurt teknik adam Schuster'i getiren Beşiktaş'ta sezon güzel başlamıştı. Eylül ayı sonuna kadar 6 maçta 4 galibiyet 1 beraberlik alan kartallar'da işler milli maçlar için verilen arayla tam tersine döndü. Trbzon, Manisa, Kayseri yenilgileriyle ligde; Porto mağlubiyetiyle Avrupa'da kabus gibi bir Ekim ayı geçiren takımda kilit oyuncu Quaresma'nın sakatlığı, iyi form tutan takımda dengelerin bozulmasında etkili oldu. İşler şimdilik biraz dengelenmiş gibi dursa da 6. sırada bulunan ekibin acilen üst sıralarda tutunmak için galibiyetlere ihtiyacı var. Az önce de belirttiğimiz gibi, 2 hafta sonra Galatasaray derbisi var. Hemen ardından da ölümcül bir Bursaspor maçı. Beşiktaş bu derbilerden bir galibiyet çıkarabilirse ancak ilk yarıyı rahat bir şekilde tamamlayabilir. Sakatlıklar aşılır form yeniden yakalanırsa neden olmasın? Ancak Schuster'in yerli yersiz rotasyonlarının(5 haftada bir gol atıp 90 dakika sahada kalan Nobre'ler Nihat'lar) bu formu yakalarken nasıl bir rol oynayacağını hep beraber izlememiz gerekecek.
